Bugun...


Salih Tayyaroğlu

facebook-paylas
(AB) MACERAMIZ ve BU BİRLİĞİN BİZİM ANLAMAK İSTEMEDİĞİMİZ ÇÖKÜŞÜ…
Tarih: 05-11-2016 15:27:00 Güncelleme: 05-11-2016 15:27:00


(AB) MACERAMIZ ve BU BİRLİĞİN BİZİM ANLAMAK İSTEMEDİĞİMİZ ÇÖKÜŞÜ…

Salih TAYYAROĞLU

Çökmekte olan yaşlı Avrupa’nın ömrünü uzatmak için kurulan birlik, bir çare olmaktan çıkmıştır. Biribirine aslında hasım veya düşman olan bu devletleri bir araya getirmek ekonomik olarak güçlendirmek, yok olmaya yüz tutmuş Avrupa’nın derdine kalıcı bir derman olmadı. Ancak AB’deki büyüklerin çıkarlarını bir süre artırdı, o kadar.

Beklenen birliğe ulaşamayan yaşlı Avrupa krallığı çökmüştür. Yaşlanan, birbirine düşman Avrupa Devletleri ömürlerini uzatmak, ekonomilerini ayakta tutmak için Ortak Pazar adı altında bir ortaklık örgütünü kurdular. Bu örgütün gayesi, hayatlarının tüm kesiminde güç birliğini sağlamaktı. Ekonomik, askeri, siyasi, sosyal ve hayatın bütün kısımları için güç ve kuvvet birliğini sağlamaktı. Bu anlaşmadaki birliğin adı değiştirilerek sonradan adına Avrupa Birliği denmişti. Kendi aralarındaki tarihi niza ve husumetleri atlayarak bize sağlayacaklarının sadece küçük bir kısmını kritik edelim istedik.

 

İTTİFAKLAR ALEYHİMİZE İŞLERKEN…

Avrupa Birliğine ortak olan devletler, aralarında değişik kurum ve kuruluş kurmuş, Avrupa’yı örgütlemişlerdir. En önemlilerinden birisi, Avrupa Gümrük Birliğini kurmuş olmalarıdır. Bütün üyeler, kendi aralarındaki ihtilafları unutarak bizim aleyhimize olan icraatlarında, üyesi oldukları kurumlarında bir birini desteklemişlerdir. Bunun en canlı örneği, hem Birleşmiş Milletlerin,  hem de NATO’nun, Gümrük Birliğinin arkasında olmasıdır.

(O Gümrük Birliği ki 1996 yılında imzalandığında herkesin bayram ettiği anlaşma olur. Bize 200 milyar doların üzerinde zarar veren bu felaket tuzağı; REFAH-YOL Hükümeti döneminde, Başbakan Çiller tarafından imzalandı. Çiller’in bu ‘kazığına’ rağmen partiler ve belediyenin topladığı kalabalık, Esenboğa’da “Ankara’nın Fatihi Geldi” diyerek davul-zurnalarla karşıladı. 5 yıl sonra da bizde çok ciddi bir kriz meydana geldi, döviz fırladı gitti. Esnaf harab oldu. Türk pazarları Avrupa mallarına sınırsız açıldı. AB bundan çok kârlı çıktı. İktisadi bağımsızlığımız bu GB anlaşmasıyla sona erdi. Kapitülasyonları aratır oldu, verilen AB’nin bütün ülkelerine verildi. Ayrıca;

*Türkiye bu GB protokolünü kabul ederek, AB’ne dış ilişkilerimizi yönlendirme hakkı verdi.

*Türkiye, GB girerek AB bilgisi olmadan, başka ülkelerle anlaşma yapmamayı kabul etti.

*Türkiye, GB girerek kayıtsız şartsız AB’nin, GB için yasalarına paralel yasa yapmayı kabul etti.

*Türkiye, GB girerek tek hâkim olarak Avrupa Adalet Divanını kabul etti.

*İthalat ve ihracat kotalarımızı AB belirler oldu. Avrupa’nın Güçlü müteşebbisleri ülkemize girdi, yerli olanın önünü tıkandı. Her ülke ekonomi ve endüstrilerini korumaya yönelik sert tedbirleri alırken, biz ithalatı kendi aleyhimize, AB lehine serbest bırakmış olduk.

*Pazarlarımızı AB ülkelerine gümrüksüz açtık.  Mal kalitesiyle rekabet edemez olduk.

*Biz ham maddeyi onlara satacakmışız, onlar da mamûl maddeleri bize ikram edeceklermiş(!) halinde algı oluşturuldu. Ama sonunda bizim kârlı olacağımız(!)yutturuldu. –Üniversitenin birinde bir öğrenci GB’ni bir türlü anlamaz ve sınıfta hocaya tekrar tekrar sorar. Hoca: “Türkiye’nin 5 liraya sattığını, 2 liraya satmasıdır evladım” cevabını verir. Böylece konu anlaşılmış olur! AB, Azerbaycan’a ambargo uygulayacak olsa Türkiye’nin buna uyma mecburiyetinin olduğunu da sonradan öğrenir!-

*Bütün bu taviz ve tek taraflı teslimiyete rağmen birliğe alınmadık.)

İşte yaltaklanmamızın özet sonucu budur!

Görüldüğü gibi mesele Türkiye olunca, bütün müttefiktirler firesiz bize köstek olurlar! Birçok kurum ve kuruluşuyla en kritik zamanlarda Türkiye’nin karşısında yer alırlar. Yeri geldiğinde NATO ve Birleşmiş Milletler (BM), Türkiye’ye karşısı cephe almıştır. Kıbrıs olayında, her ikisi de Yunanistan’ın yanında yer almış, Türkiye’ye ambargo uygulamışlardır. Geçmişte ve bugün, NATO’nun yanımızda yer alması gerekirken, bizi kavgaları için sopa gibi kullanıp bırakmıştır. Birkaç cilalı sözle de yağlamıştır. Ama geçmişten günümüze kadar bütün NATO ülkeleri, Türkiye’nin varlığını tehdit eden terörün yanında yer almıştır! Bunlar, teröristlere; maddi, manevi, eğitim, siyasi ve himaye desteği vermişlerdir, hâlâ da vermektedirler. Ayrıca ne garip haldir ki; Soğuk Savaş döneminde, hem NATO ülkeleri, hem de Varşova Paktı devletleri, PKK ile beraber olmuşlardır.

 

DOSTLUK(!), TERÖRE DESTEK VERMEYİ GEREKTİRİR OLMUŞ…

Türkiye’nin AB giriş müracaatı 1954 yılıdır. Fakat AB Türkiye’yi bu güne kadar bekleme odasına almıştır, üyeliğe kabul etmemiştir. Bu bekletme sürecinde de AB, her zaman, Türkiye düşmanlarının yanında yer almıştır. Hatta Türkiye’ye düşmanlık da yapmıştır. Ülkemizi parçalama emellerini çoğu zaman gizlemez duruma gelmişlerdir. AB’ne ait devletlerin mensupları; Bölücü Terör Örgütü PKK’ya her fırsatta, insan gücü ve silah, maddi destek, istihbarat desteğiyle yardımı yapmaktadırlar.

AB’nin hazırladığı Yıllık İlerleme Raporundaki kararlarla, PKK’nın Beşinci Kongresinde almış olduğu kararların maddeleri ne gariptir ki, birbirini aynısıdır ve örtüşme durumundadır. Bu demektir ki; PKK, Kandilde aldığı kararlarını, AB’ne sunmaktadır! AB de bu hain kararları Türkiye kamuoyuna dikte ettirmektedir! Yani Türkiye’ye bu kararları dayatmaktadır. Derler ki, “Şu madde AB’ne Uyum Yasalarına uymamaktadır. Bu maddeleri değiştirin! Siz ancak o zaman AB’ne girebilirsiniz!”.

Bu pervasızlık, bir iyi niyet hali değildir, ortaklık hukukuna ve ahlâkına uymaz.

AB’nin hedefi Türkiye’yi zayıflatmaktır ve parçalamaktır.

Şaşırmayalım; Türkiye Müslümandır. Avrupa’nın tarihi düşmanıdır.

AB, Türkiye’yi güçlü bir şekilde aralarında görmek istemez. Bizim iskeletine taliptir… Söze değil, göze bakabilenler, bu ortaklarımızın gerçek niyetini zaman kaybetmeden anlardı!

 

ORTAK PAZAR, OLMASIN MEZAR

“Ortak Pazar, Millete Mezar” sözünü duymayanların günahını acaba hangi tövbe temizler?!

AB de zaten kısa zaman sonra parçalanacaktır! Bu dostlarımızın kendinden başkasını sevmeme huyları yoktur. Beraber iyi olalım arzusuna yabancıdırlar. En iyi bildiği “almak; ama vermemektir”. İnsanlığa hizmet etmek değil, sömürmek onları mutlu eder. Bu nedenle bilinmelidir ki, artık Avrupa’nın Türkiye’ye vereceği bir şeyi yoktur ve kalmamıştır. Avrupa’da çok şey durma noktasındadır. İşsizlik had noktasında! Bu gün Avrupa tükettiği enerjinin ancak % 16’sını kendisi karşılamaktadır. İhtiyacının  % 84’ünü ise dışardan ithal etmektedir.

Türkiye, bu safhadan sonra aklını ve gücünü doğru kullanmalıdır. Barışı ilke edinmiş bir dış siyaset ve gelişmekten sapmayan iç siyasetle yoluna devam etmelidir. Elini kolunu bağlayan, gücünü bloke eden yapıların hegemonyasından kendini silkeleyerek kurtarmalıdır. Gerçeğini göstermeyen, egoist, çıkarcı, emperyalist emellerin tuzağına düşmemeli, kurbanı olmamalıdır.

Artık ihtiyar Avrupa’nın Türkiye’ye vereceği bir şey kalmamıştır. Kendisi gerçekten hastadır. Medeniyetiyle, kültür kaynaklarıyla huzur verememiştir. İnsanlığının arayışındadır.  

Hiçbir alacağını adaletle alamadığı bir yapı içinde, Türkiye’nin Avrupa’ya ihtiyacı yoktur. Bu bir rest çekme değildir. Tespittir. Ama Avrupa’nın Türkiye’ye ihtiyacı vardır. Bu da bir gerçektir. Aklından, gücünden, coğrafyasından ve tarihinden habersizlere söyleyecek sözümüz yoktur. Demokrasimizi işlemez kılan, bobin tuzaklarını ve devşirmelerini millet hayatımıza kara bulut gibi salan gücün, bize ne insanî, ne de iktisadî anlamda vereceği bir şey yoktur. Hukuku da bizi dışlayıcıdır. O eşiklerde eşit bir temsil hakkımız bile yoktur!

1071 Malazgirt meydan muharebesinden sonra bize Anadolu kapıları bir daha açılmıştır. O günden sonra Hristiyanlar, Şark Meselesini ortaya atmıştır. Şark Meselesi: Hristiyanların, Müslüman Türkleri Anadolu’dan Asya’nın bozkırlarına geri atma yeminidir, idealidir!

Kendilerinden önceki Anadolu’ya sahip olan Türkleri (Anadolu’da işgalci değil/önceki sahipleridir. Yeni tarihî belgelere göre) güya sonradan geldikleri Orta Asya’ya geri sürülmeleridir.

Bütün savaşlarını Müslümanlar üzerinde icra etmesi, hep bu gaye içindir.

Haçlı seferleri bu gayeye yöneliktir. Balkan Savaşları, Uzak Doğu, Ortadoğu ve Afrika Savaşları bu gayelere yöneliktir. Milyonlarca insanın kanının akıtılması bu gaye içindir.

AB’nin bize düşman olmasının ve bizleri AB’ye almamasının temel sebebi bu gerçeğe dayanmaktadır. Bu sebepleri biz unuturuz, bizim eğitimimiz bize unutturur! Ama onlar asla unutmaz! AB’nin bize düşman olmasının siyaseti; kültürel ve tarihi emelleriyle besleniyor. Sonuçların, bakış açılarının sebebi bundan kaynaklanmaktadır.

 

 

ÇARE: ÇAREYİ KARARTANLARIN YOLDAN ÇEKİLMESİDİR

Türkiye, İngiltere gibi hesaplarını doğru yapmalı ve AB’den en kısa zamanda ayrılmalıdır. Çünkü dayatmaları, himaye ettikleri şer unsurlar, artık çuvala sığmaz düzeydedir. İktidar ve iktidar unsurlarımızın dünyanın geldiği şartları bilip, milletimizin varlık ve çıkarlarını muhafaza mecburiyetleri vardır. Kendi ikballerini, milletin istikbaline feda edecek bir haysiyet sınavında olduklarını unutmamalıdırlar.

Sayın Erdoğan ve Sayın Yıldırım da İngiltere Başbakanı Cameron gibi görevinden ayrılmalıydılar. Vicdanları rahatsız eden bir tutum karşısında “milletin gerçekten adamı” olmalıydılar.

Türkiye, Avrupa ile ilişkilerini noktalayamaz ve askıya almazsa bile asgariye indirmelidir.

Bütün ittifaklar dâhil olmak üzere her bağı koparmalı, gözden geçirilmeli, NATO’nun gizli unsurlarına feda edilecek parçamızın olmadığı ispatlanmalıdır! Adı belli, göz kırpılan, görülmeyen, beslenen bütün “iç-dış paralel yapılara” karşı milletimiz bilinçlendirilmeli. Adalet ve varlık şartımızdan ödün vermeden tedbir almak durmalıyız.

Türkiye kuşatma altındadır. Milletimiz bu kuşatmayı bilmeli ve direnmelidir.

Ekonomimizin %80 ‘i adamların elindedir. Teslimiyet politikalarının bizi sürüklediği badire tehlikelidir. Demokrasi; daha iyiyi bulmaya açık olmaktır. Demokraside pislikleri halının altına süpürmek yoktur. Hiçbir iyi hâle hukuk olmadan kavuşamazsınız.

Avrupa’ya bize, biz de Avrupa’ya yol vermeliyiz. Böğrümüzdeki hançerli eli sökmelidir. Türkiye, kendini keşfetmeli ve kendi yağı ile kavrulmalıdır. Zaruri işbirliklerini de hükümranlık haklarını koruyacağı, aleni sözleşmelerle, karşılıklı hakları temel alarak sürdürmelidir.

 

EMPERYALİZM, MEMURLARINI ve DEVŞİRMELERİNİ HEP KORUR!

Eğer milletimizden saklı diyet borcunuz yoksa ve hâkim unsurların tezgâhıyla varlığınızı sürdürmüyorsanız, başarmak çok kolaydır. Ama tersi ise, işimiz zor. Bu milletin evlatlarını emperyalizmin memuru değilse kuşatmaları kaldırmak imkânsız değildir ama zordur. Allah bu göstermelik demokrasi oyununu musallat kılanların halini anlama iradesini bize nasip etsin. Dünyadaki en iyi olan, tam ve gerçek demokrasiye gidecek yolu arıyoruz. Ehliyetlere açık ve gerçekten “Hâkimiyet Kayıtsız ve Şartsız Milletindir” ilkesini icraya muktedir hâli istiyoruz.

Tabi bu mutlu neticeye ermeye uygun çabamız varsa olur. Demokrasi ve hukuk varsa olur!

Fakat derler ki: Sahte Demokrasilerle, öncelik toplumun sürüleştirilmesidir. Sonra da bu sürüler, ‘Kutsal Yönetici’ lerinin köleleri olduklarını bilirler, ama acısını hiç hissettirmezlermiş. Hallerinden yapılan küçük kıyaklardan dolayı bilakis daha memnun görünürlermiş. Taraf olurlarmış, efendileri için kavga ederlermiş, kırıntılar için yalvarırlarmış, çoluk-çocuklarına aş kapısı için eşiklere yüz sürerlermiş. Ama bunlar iyi insanlarmış, gerçek hallerini anlama gibi bir istekleri ve dertleri yokmuşmuş… Okumuş olsalar, idareci ve akademisyen olsalar bile bu böyle olurmuş. Zira soran, sorgulayanlarla “Piramitler yapılamazmış!” derler.

Kölelerin efendilerini sevmekten vaz geçmeleri zor şeymiş”, derler.

Daha çooook şey derler. Başınızı ağrıtmayayım. Kısa keseyim. Bekleyelim ve görelim isterseniz.

Hiçbir tedbiri almayıp, sadece “Sonumuz hayır olsun”, duası, tasdik edilen imana terstir. Duanın edebine hakarettir. Ama “havale edince, uyutucu değer haline gelir” derler…

Sizde, çevrenizde bu dilek ve posta memurları var mı?

Anlayın ki, işimiz kolay değildir. Asla bu kuşatmalar, bize; ne yenilgi, ne de bitmişlik korkusu veremez! Sözün sonunu da diyelim mi? Ülkemiz;

“*Akıllı ve duyarlı devletin mensubu olduğunda,

*Milletine bağlı ve milletle barışık devleti idrak ettiğinde,

*Katılımcı demokrasiyi uygulayıp korkulardan uzaklaşıp bilgi ve sanayi toplumuna yöneldiğinde,

*Hukuka bağlı, hukukun üstünlüğünü kılavuz bilen bir devlete eriştiği gün (ki o gün uzak değildir) Türkiye, insanlığın hatırı sayılır gücü olacaktır” . Ne kadar kolaymış kendimiz olmak, değil mi?

Öyleyse aziz kardeşim ve büyük milletim! Sayın Aykut Edibali’nin dediği gibi; “Kalk, inan ve Muhteşem Türkiye’nin şerefli kurucuları arasına sen de katıl!” kardeşim.  Bilelim ki; dünya bizden gafil seyretmenin yani Türk devlet ve medeniyetinin öncü olmasının ıstırabını çekiyor.



Bu yazı 5566 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
GAZETEMİZ

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Fenerbahçe 13 9 2 2 36 14 29 +22
2 Galatasaray 13 8 2 3 23 10 27 +13
3 Adana Demirspor 13 6 1 6 24 14 24 +10
4 Konyaspor 14 6 2 6 16 9 24 +7
5 Başakşehir FK 13 7 3 3 19 15 24 +4
6 Kayserispor 14 7 5 2 20 15 23 +5
7 Trabzonspor 13 6 2 5 19 16 23 +3
8 Beşiktaş 13 6 3 4 26 18 22 +8
9 Alanyaspor 14 4 5 5 19 24 17 -5
10 Gaziantep FK 13 4 5 4 19 19 16 0
11 Antalyaspor 12 5 6 1 19 21 16 -2
12 Giresunspor 13 4 6 3 13 20 15 -7
13 Kasımpaşa 13 4 6 3 11 22 15 -11
14 Hatayspor 13 4 7 2 12 22 14 -10
15 Fatih Karagümrük 13 3 6 4 24 27 13 -3
16 MKE Ankaragücü 13 3 6 4 16 21 13 -5
17 Sivasspor 14 2 7 5 13 19 11 -6
18 İstanbulspor 13 2 9 2 12 26 8 -14
19 Ümraniyespor 13 1 8 4 15 24 7 -9
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 15 10 1 4 22 9 34 +13
2 Çaykur Rizespor 14 6 1 7 21 10 25 +11
3 Pendikspor 14 7 3 4 20 9 25 +11
4 Keçiörengücü 14 7 3 4 26 19 25 +7
5 Boluspor 14 7 3 4 14 8 25 +6
6 Samsunspor 14 6 2 6 20 13 24 +7
7 Manisa FK 14 6 3 5 22 20 23 +2
8 Bodrumspor 14 6 4 4 23 17 22 +6
9 Bandırmaspor 14 5 3 6 18 19 21 -1
10 Sakaryaspor 15 6 8 1 23 25 19 -2
11 Altay 14 4 4 6 12 13 18 -1
12 Adanaspor 14 4 5 5 22 22 17 0
13 Göztepe 13 5 6 2 12 12 17 0
14 Tuzlaspor 14 4 6 4 17 19 16 -2
15 Erzurumspor FK 14 3 6 5 15 21 14 -6
16 Altınordu 14 3 8 3 14 26 12 -12
17 Yeni Malatyaspor 15 2 8 5 14 24 11 -10
18 Gençlerbirliği 14 1 9 4 14 27 7 -13
19 Denizlispor 14 1 10 3 10 26 6 -16
Takım O G M B A Y P AV
1 Bucaspor 1928 16 10 1 5 28 9 35 +19
2 Kocaelispor 16 10 1 5 32 17 35 +15
3 İskenderunspor A.Ş. 16 10 2 4 24 12 34 +12
4 Karacabey Belediye Spor 16 8 2 6 23 13 30 +10
5 1461 Trabzon FK 16 8 3 5 18 10 29 +8
6 Ankara Demirspor 16 7 3 6 23 9 27 +14
7 Kırklarelispor 16 6 3 7 18 13 25 +5
8 Van Spor FK 16 6 4 6 19 17 24 +2
9 Serik Belediyespor 16 6 4 6 21 20 24 +1
10 Zonguldak Kömürspor 16 7 6 3 17 19 24 -2
11 Fethiyespor 16 5 8 3 19 26 18 -7
12 Etimesgut Belediyespor 16 4 7 5 19 21 17 -2
13 Sarıyer 16 3 5 8 18 23 17 -5
14 Kastamonuspor 16 4 7 5 15 22 17 -7
15 Adıyaman FK 16 3 7 6 14 22 15 -8
16 Balıkesirspor 16 4 9 3 12 21 15 -9
17 Kırşehir FSK 16 2 7 7 13 20 13 -7
18 Uşak Spor 16 3 9 4 10 22 13 -12
19 Diyarbekir Spor 16 1 9 6 13 25 9 -12
20 Pazarspor 16 1 11 4 10 25 7 -15
Takım O G M B A Y P AV
1 Yeni Mersin İY 14 11 2 1 21 7 34 +14
2 52 Orduspor FK 14 9 3 2 23 13 29 +10
3 Karşıyaka 14 8 4 2 16 7 26 +9
4 Karaköprü Belediyespor 14 7 2 5 15 6 26 +9
5 Belediye Derincespor 14 7 2 5 18 14 26 +4
6 Belediye Kütahyaspor 14 6 3 5 18 12 23 +6
7 Ağrı 1970 Spor 14 6 3 5 13 9 23 +4
8 Nevşehir Belediyespor 14 5 4 5 18 16 20 +2
9 Hacettepe 1945 14 5 5 4 17 18 19 -1
10 Elazığspor 14 5 6 3 16 21 18 -5
11 1954 Kelkit Bld.Spor 14 3 4 7 11 13 16 -2
12 1922 Konyaspor 14 5 8 1 14 20 16 -6
13 Çatalcaspor 14 4 7 3 15 16 15 -1
14 Amasyaspor 1968 Futbol Kulübü 14 4 7 3 11 16 15 -5
15 Şile Yıldızspor 14 1 5 8 12 15 11 -3
16 Yomraspor 14 2 8 4 8 15 10 -7
17 Edirnespor 14 3 11 0 10 22 9 -12
18 Eskişehirspor 14 2 9 3 13 29 9 -16
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 25/12/2022 Adana Demirspor vs Fatih Karagümrük
 25/12/2022 Antalyaspor vs MKE Ankaragücü
 25/12/2022 Galatasaray vs İstanbulspor
 25/12/2022 Gaziantep FK vs Beşiktaş
 25/12/2022 Hatayspor vs Giresunspor
 25/12/2022 Kasımpaşa vs Sivasspor
 25/12/2022 Konyaspor vs Alanyaspor
 25/12/2022 Trabzonspor vs Fenerbahçe
 25/12/2022 Ümraniyespor vs Başakşehir FK
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 02/12/2022 Eyüpspor vs Tuzlaspor
 03/12/2022 Bandırmaspor vs Altınordu
 03/12/2022 Bodrumspor vs Gençlerbirliği
 03/12/2022 Samsunspor vs Denizlispor
 03/12/2022 Sakaryaspor vs Erzurumspor FK
 04/12/2022 Manisa FK vs Keçiörengücü
 04/12/2022 Adanaspor vs Göztepe
 04/12/2022 Altay vs Boluspor
 05/12/2022 Çaykur Rizespor vs Pendikspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 03/12/2022 Ankara Demirspor vs Kastamonuspor
 03/12/2022 Bucaspor 1928 vs Van Spor FK
 03/12/2022 Kocaelispor vs Etimesgut Belediyespor
 03/12/2022 Sarıyer vs İskenderunspor A.Ş.
 03/12/2022 Serik Belediyespor vs Diyarbekir Spor
 04/12/2022 Fethiyespor vs Kırklarelispor
 04/12/2022 Balıkesirspor vs Adıyaman FK
 04/12/2022 Kırşehir Futbol Spor Kulübü vs Karacabey Belediye Spor
 04/12/2022 Pazarspor vs 1461 Trabzon FK
 04/12/2022 Uşak Spor vs Zonguldak Kömürspor
 04/12/2022 Balıkesirspor - Adıyaman FK Adıyaman FK ligde deplasmandaki son 8 maçında hiç kazanamadı  Balıkesirspor yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 03/12/2022 Karşıyaka vs Yeni Mersin İdman Yurdu
 03/12/2022 Şile Yıldızspor vs Belediye Derincespor
 03/12/2022 Yomraspor vs Çatalcaspor
 04/12/2022 Ağrı 1970 Spor vs Amasyaspor 1968 Futbol Kulübü
 04/12/2022 Eskişehirspor vs Belediye Kütahyaspor
 04/12/2022 Hacettepe 1945 vs Nevşehir Belediyespor
 04/12/2022 Karaköprü Belediyespor vs Elazığspor
 04/12/2022 1922 Konyaspor vs Edirnespor
 04/12/2022 1954 Kelkit Bld.Spor vs 52 Orduspor FK
HABER ARŞİVİ
HE_20c42d8da2bd0cbd961d4bfbbd8f2b13.php
HAVA DURUMU
YAZARLAR
resmi ilanlar
Henüz anket oluşturulmamış.
NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI