Bugun...


Yahya DEMELİ


Facebookta Paylaş









SORGULAMA
Tarih: 15-08-2016 09:32:00 Güncelleme: 15-08-2016 09:32:00


SORGULAMA

Bu gün fert olarak millet olarak ümmet olarak birçok problemler yaşıyoruz. Karşılaştığımız problemlerin kendi eserimizden başka bir şey olmadığını ne yazık ki göremiyoruz. Bizler huzur ve saadetin temelinin ilahi mesaja ne kadar önem vermemiz gerektiğini ve bağlı olmamız gerektiğini halen anlamayacak mıyız? İnsanların beşeri zaaflardan, beşeri mesajlardan ziyade hayatlarında, işlerinde ilahi mesaja kulak vermeleri gereğini artık görmeliler. İnsanlar İslam’ın neresinde olduklarını sorgulamalıdırlar.

İnsanlar, cemaatler ve tarikatlar olarak İslam’ın neresindeyiz? Yaşanan birçok olayda İslam’ın özünden uzaklaşıldığı, İslami değerlerin istismar edildiği, toplumların inanç, ruh sağlığının bozulduğu ve toplumsal rahatsızlıkların ortaya çıktığı görülmektedir.                  İnsan ve toplumlar ancak İslam’a uymakla rahat eder, huzur bulur. Bunun dışındaki arayışlar problem ve felaketleri oluşturacaktır.

Hayatı ıslah Müslümanların vazifesidir. Günümüzde tarikatlar, cemaatler ve dini kurumların bir kısmı topluma manevi eğitim, güzel ahlak ve Kuran ahlakı vermek yerine dünyevileşme, menfaatleşme ve pay alma yarışına girmişler. Bu gün tebliğ ve irşat görevi yapanların bir kısmı "din diye, İslam diye" kendi yöresel kültürlerini, cemaat kültürlerini tebliğ etmektedirler. Müslümanlar İslâm'ın mesajına değil de Müslümanlardan herhangi bir grubun din adına mesajına ve hâkimiyetine yönelik dini faaliyet içindedirler. İslam dinini istismar edenlerin, insanları dinle aldatanların bir gün hesaba çekileceklerini bu dünyada da ahrette de, ilahi adalette yargılanacaklarını unutmamalıdırlar

“Dindar bir toplumu ancak din adına, din âlimleri kandırabilirdi ve öyle de oldu” (Ali şeraiti). Din adına hareket eden zavallılar dinden nemalanma sevdasıyla toplumun manevi temellerini sarsarak yanlış mecralara sürüklediler. Kimisi cemaatini yüceltti, kimi partisini, mezhebini, kimi şeyhini, kimisi liderini yüceltti. Halbu ki, Kuran’ın çağrısı; “Ey Müslüman sen sadece rabbini yücelt”(Müddesir 3) Din adına insanları kandıranların bir kısmı, sadece tarikatçılar, cemaatçiler değil, din üzerinden para ve itibar kazanma peşinde olan herkestir.

Ülkemizde ve İslam coğrafyasında yaşananlara baktığımızda din yerine,  İslam yerine cemaat, cemiyet ve tarikatların birçoğunun ortaya koyduğu, kendilerinin oluşturduğu geleneksel ve beşeri din olgusuyla insanları kendi emellerine göre sevk ve idare etmek ve menfaat temin etmekte oldukları görülmektedir. Yanlış ve zaaflar olarak Allahın davasını bırakıp, bu yapılanmalarda getirim, ekonomik güç ve iktidar hesapları içinde olmalarıdır. Cemaat ileri gelenleri, önderleri ihtişam, servet, zevk-u sefa sarhoşluğu içersinde yüzerken, cemaat müntesiplerinin fakrüzaruret içersinde inlemekte oldukları açıktır.

Cemaatler, cemiyetler, kemiyetler toplum katmanları içersinde elbette olacaktır. Ancak inanmış, dürüst insanların yapacağı başta cemaate, tarikata, kendilerine değil Allah’a, Kuran’a çağırmalarıdır. Kuran’ın, İslam’ın önünde engel olmadan, kendilerine değil İslam’a hizmetkâr olmalarıdır. Allah’a çağırmaktan daha güzel söz olabilir mi?  “(İnsanları) Allah'a çağıran, iyi iş yapan ve «Ben Müslümanlardanım» diyenden kimin sözü daha güzeldir?(Fussilet 33)

 

Sorunlarımızın sadece cemaatle, tarikatla, siyasetle çözüleceğine inanmanın bir gaflet olduğu zamanımızda yaşadığımız tecrübeler göstermektedir.  Bu gün milletimizi, devletimizi bazı dinsel söylem ve sloganlarla din adına aldatan, istismar eden ve kandıran insanlar, ihanet odakları olmuştur. Belli yerlerin, servislerin uygulama alanları olmuştur. Tarihte de görüldüğü üzere bazı insanların İslam’a, milletine ve devletine yönelik iğrenç ihanetleri görülmüştür.

Müslümanların yeniden kendilerini sorgulayıp Kuranla, İslam’la tanışmalarına, din adına uydurulmuş hurafelerden arınmalarına, kendilerini yenilemeye ihtiyacı vardır. Allah’ın Kuran’ını iyi anlamalı, İslam’ı tartışma konusu olmaktan çıkartmalıyız. Mezhepleri, tarikatları ve cemaatleri de din edinmemeliyiz. Din yalnızca Allah’a (cc) aittir. Allah’ı, Resul’ünü, kitabını tartışma konusu yapanlara, bunlara çağırmayanlara kulak asmamalıyız…

Şayet biz İslam’ın özünü kavramaz, İslam’ı kendimize yeniden rehber yapmazsak problemlerden kurtulamayacağız demektir. O halde yeniden İslam’ın evrensel şuuruna sahip olup yeniden İslam’ı keşfederek ilme, ahlaka, fazilete, takvaya sarılıp, kardeşliğe, barışa dayanışmaya, hakka, hukuka, adaleye değer verip bu hasletleri hayatımızın tüm alanlarına yerleştirmeliyiz ki huzur ve saadete erelim.  



Bu yazı 2957 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • SAYI 113
    SAYI 113
  • Sayı 112
    Sayı 112
  • SAYI 111
    SAYI 111
  • Sayı 110
    Sayı 110
  • Sayı 109
    Sayı 109
  • SAYI 108
    SAYI 108
  1. SAYI 113
  2. Sayı 112
  3. SAYI 111
  4. Sayı 110
  5. Sayı 109
  6. SAYI 108
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • ASKİ
    ASKİ
  • 15 TEMMUZ
    15 TEMMUZ
  • HABER VİDEOLARI
    HABER VİDEOLARI
  1. ASKİ
  2. 15 TEMMUZ
  3. HABER VİDEOLARI
VİDEO GALERİ
YUKARI