Bugun...


Yahya DEMELİ


Facebookta Paylaş









KIBRIS KONUSU İHMALE GELMEZ !..
Tarih: 05-01-2017 11:45:00 Güncelleme: 05-01-2017 11:45:00


Ülkemiz çeşitli algı operasyonları, asimetrik mücadeleyle meşgul edilerek, içte ve dışta sarmala alınarak, çok yönlü saldırıyla karşı karşıyadır. Batının haçlı ve avengelist ittifakı Türkiye’nin bölgede etkin güç olması istenmemektedir. Bu kaos ortamı içersinde Kıbrıs konusu karanbole ve ihmale gelemez.

Kıbrıs harekâtından bu yana 43 yıl geçmesine, KKTC 15 Kasım 1983 tarihinde kurulmasından günümüze 33 yıl geçmesine rağmen Kıbrıs meselesini halen bir çözüme kavuşturamadık. Kıbrıs ve Kıbrıs halkı halen baskı, ambargo ve izolasyon altındadır. Kıbrıs bir an, öncelikli olarak çözüme kavuşturulmalıdır. Aradan geçen bunca süreye rağmen yaşanan acı gerçeklerin görülmemesi ve hatırlanmaması düşündürücüdür. Yapılacak görüşmelerde adil çözüm için yaşananların ve geçmişin iyi bilinmesi gerekir. Yıllardır sorunun çözülmesinden yana olan Kıbrıslı Türklerin 1958 yılından beri değişik nedenlerle dünyadan izole edilmek istendiği artık görülmüş olunmalıdır. Kıbrıs Türkü yalnızlaştırılamaz.‘İki arada bir derede’ bıraktırılamaz. 

KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı, seçildiği günden bu zaman kadar 2016 yılının çözüm yılı olacağını söyleyerek müzakereleri sürdürmüştü. Ancak Rum tarafının her gün ilave istekleri meseleyi çözümsüzlüğe doğru sürüklemektedir. Son açıklamalarda ise keza, Rum tarafı görüşmelerden sonra dozu biraz daha artırarak, Ada’da bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri ile garantörlük konularının çözülmeden anlaşmanın olmayacağı yönünde açıklamalar yapmıştı. Hatta Rum Savunma Bakanı Rum tarafının terör tehditti algılamaları nedeniyle Güneyde bulunan Rum milli Muhafız Ordusunun yerinde kalması gerektiğini ancak Türk Askerinin adadan gitmesi gerektiğini söylemişti

Eğer, sosyal medyaya düşen Rum tarafının istekleri doğruysa Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetiyle eşit temellere dayalı bir anlaşma olmayacağı yönündedir. Nedeni şartlara, bahse konu belgelere bakılırsa, özellikle dikkat çeken hususlar; Türk tarafına %27,5 toprak, Rum tarafına %72,5 toprak verilecek, Türk tarafına 66.000 Rum gelecek ve sınırsız sayıda Rum iş yapabilecek ve yerleşebilecektir. Rumların kültürel, dini ve tarihsel bağlarının olduğu yerler iade edilecektir. Kapalı Maraş, ara bölge ve boş olan yerlerde Rumlar derhal istediği düzenleme ve iskana başlayacaktır. Kıbrıs vatandaşı olmayanlar ülkelerine dönecek. Güzelyurt Rumlara verilecek. Bunun gibi sanırım Türk tarafının pek kabul etmeyeceği maddeleri içermektedir.

Bazı merkezler kafaları bulandırmaktadır. 33 yıldır devam eden kurulmuş bir cumhuriyetten vazgeçip, Rumların bir Türk başkanı asla görmek istemeyecekleri bir çözüm ne kadar mantıklıdır. Bu soruları Kıbrıs’ta yaşayan Türklerin kendilerine sormaları gerekmektedir. Kıbrıs’ta bir coğrafyanın iki ortağından biri konumunda bulunduğumuzu unutmamak ve sorunları siyasi eşitlik temelinde ele alarak sonlandırmak lazım! Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar iki farklı devletin kurucularıdır. Bunu kabul ederken, kimse kimseyi hâkimiyeti altına alma sevdasında olmamalıdır! Geçmişteki tecrübeler dikkate alındığında iç içe yaşamaktan ziyade yan yana yaşamanın formüllerinin ortaya konulması gerekmektedir.

Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’deki coğrafi konumu ve çevresindeki doğal gaz yataklarının olması önemini artırmıştır. Türkiye’nin jeopolitiği için konu basit değildir. Onun için Türkiye bir kıskacın içersine doğru itildiğini görmelidir. KKTC, batının kuyruğunda koşup, gerektiğinde batının kucağına alıp okşadığı ve gerektiği yerde tekme savurduğu uysal ve sadık bir kedi durumuna düşürülmemelidir. Türkiye, ülkesi ve yüce milletiyle tarihten gelen devlet tecrübe geleneğiyle her zaman hakkını savunacak, kardeşlerinin ve mazlumların yanında olacaktır. Kutlu medeniyet taşıyıcısı, barış öncüsü olan Türkiye Kıbrıs Türkünün hamisidir…

Önümüzdeki hafta başlayacak görüşmeler için Rumlar batıyla işbirliği içersinde her taraftan sesler çıkarmakta ve çıkarmaya da devam edecektir. Güney Kıbrıs Rum kesimi AB ne girmiş bir devlet olmanın avantajını kullanmaya çalışırken, haçlı ittifakını arkasına almak istemektedir. Ancak insanlık ve barışa inanalar aklıselim davranacaklar, artık Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de bir devlet olarak parlayan bir yıldız olacaktır…

Türkiye özgürlükler yolunda mücadele verirken Kıbrıs meselesi sumen altı edilemez! Kan ve canla sulanmış topraklardan tavizler verilemez! Artık KKTC ayrı ve bağımsız bir devlettir!  Bir başka ülkenin himayesinde, ömür boyu kimliksiz yaşaması asla kabul edilemez. Kıbrıs sorununa kalıcı bir çözüm bulunmadan geçici ara çözümlerle hareket etmek problemleri artıracaktır. Merhum Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın sözü önemsenmeli ve hatırlanmalıdır; “Kıbrıs Girit olmasınKıbrıs Rum tarafının bütün Kıbrıs’ı temsil etmesi, Kıbrıslı Türklerin izolasyon altında tutulması kabul edilemez. KKTC ve Türkiye bunun üzerinde ısrarcı olup, politikalarını buna göre şekillendirecek bir eylem planı oluşturmalıdır.

Ne olacak bu Kıbrıs’ın hali konusunda yerli ve milli bir plan ve politika takip edilmelidir. Sonuç olarak Kıbrıs’ta çözüm; sorunları siyasi eşitlik ilkesi içersinde, iki bölgeli, iki toplumlu, iki eşit taraflı, her yönüyle iki devlet olarak sonlandırmak esastır ve şarttır.



Bu yazı 734 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI